Bütün gebeliklerde hamilelik haftası

üp bebekte başarı nedir?
Tüp bebekte başarı iki şekilde ifade edilebilir aslında. Birincisi gebelik oranı, ikincisi canlı doğum oranı. Bu ikisi aynı oranda olamamaktadır çünkü gebelik elde edilse bile bunların bir kısmı düşük, anne karnında ölme vb. durumlar yüzünden canlı doğumla sonuçlanmamaktadır. Tüp bebek yöntemi ile başarılı bir şekilde gebelik elde edilse bile bu gebeliklerin yaklaşık %15-20’si düşük ile sonuçlanmaktadır. (Normal yolla oluşan gebeliklerde de düşük oranı benzerdir.) Tüp bebek merkezleri genellikle başarı oranlarını ifade ederken gebelik oranını söylerler.

Tüp bebekte başarı oranı yüzde kaçtır?
Başarı oranı hastaların yaşı, tüp bebek yapılmasını gerektiren neden, yumurtalık kapasitesi gibi birçok faktöre göre değişir yani her hastada başarı oranı aynı değildir. Aşağıda kadını yaşına göre belirtilen başarı oranları ortalama değerlerdir, her merkezde farklıdır.
(Aşağıdaki oranlar: Society for Reproductive Medicine (SART) , 2009)
– 35 yaş altında: Gebelik oranı %47 — Canlı doğum oranı: %41
– 35-37 yaş arasında: Gebelik oranı %39 — Canlı doğum oranı: %31
– 38-40 yaş arasında: Gebelik oranı %30 — Canlı doğum oranı: %22
– 41-42 yaş arasında: Gebelik oranı %20 — Canlı doğum oranı: %12
– 42 yaşından sonra gebelik şansı çok azalmaktadır, özellikle 45 yaştan sonra çok nadirdir.

Tüp bebekte başarıyı arttıran ve azaltan faktörler, başarısızlık nedenleri:
– Başarını etkileyen en önemli faktör kadının yaşıdır. Yaş arttıkça başarı şansı düşer.
– Kadının yumurtalık kapasitesi (over rezervi) başarıda çok önemlidir.
– Stres başarı şansını düşürür.
– Sigara: Hem gebelik şansı azalır, hem de düşük olma riski artar.
– Aşırı kilo (obezite) başarıyı azaltır.
– Tüplerde sıvı birikmiş olması (Hidrosalpeks) başarıyı düşürür.
– Daha önce başarılı gebelik veya doğum olması başarı şansını arttıran bir faktördür.
– Sperm kalitesinin kötü olması başarı şansını düşürür.

Tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı nedenleri nelerdir?
3 veya daha fazla kere tüp bebek uygulanmasına rağmen gebelik elde edilememesi durumunda aşağıdaki faktörler etken olabilir, bunların değerlendirilmesi gerekir:
– Anne ve babada genetik, kromozomal anormallikler
– Annede pıhtılaşma bozuklukları (trombofili)
– Tüp bebekte uygun protokollerde ilaçlar kullanılmaması
– Rahim içerisinde myom, polip, adezyon (yapışıklık) gibi embriyonun tutunmasını engelleyen oluşumlar
– Annede immunolojik bozukluklar
– Tüplerin içerisinde sıvı birikmesi (Hidrosalpenks)

yumurta hücresinin içerisine

TÜP BEBEKTE GEBELİK (HAMİLELİK) HAFTASI NASIL, NEYE GÖRE HESAPLANIR?

OTOMATİK HESAPLAYICI:
– Tüp bebek (IVF, ICSI, Mikroenjeksiyon) yöntemi ile hamile kalanlar hesaplayıcıda bulunan listeden embriyo transferini veya blastokist transferini işaretlemeli ve transfer yapılan tarihi yıl, gün, ay olarak girmelidir.
– Normal yolla Gebe kalan hastalar son adet kısmını işaretleyerek son adetin başladığı ilk günün tarihini girmelidir.

Son adetin başladığı tarihe göre Tarihi girin:
Yumurta toplama tarihine göre
Embriyo transfer tarihine göre
Blastokist transfer tarihine göre
Tahmini doğum tarihiniz:
Gebelik haftanız:
HESAPLATemizle

Kaç haftalık, kaç aylık gebeyim? Gebelik haftası neye göre hesaplanıyor?
Klasik IVF tüp bebek yöntemiyle veya mikroenjeksiyon (ICSI) yöntemiyle yapılan tüp bebek uygulamalarında gebelik haftası hesaplama pirensibi aynıdır. Her ikisinde de gebeliğin kaç haftalık olduğu hesaplanırken embriyo transfer tarihi temel alınır. Embriyonun transfer edildiği tarihte gebeliğin 2 haftalık olduğu kabul edilir ve üzerine bu güne kadar geçen haftalar sayılarak hamilelik haftası hesaplanır. Normal yolla oluşan gebeliklerde gebelik haftası son adet tarihine göre hesaplanır, bu konu hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Tüp bebek tedavisinde uygulanan ilaç tedavileri nedeniyle son adet tarihi az da olsa yanılmalara neden olabilir bu nedenle transfer tarihine göre hesaplama yapılır. Aşağıdaki otomatik hesaplayıcıya transfer tarihinizi girerek kaç haftalık gebe olduğunuzu hesaplayabilirsiniz.

Blastokist transferi yapılan hastalar da benzer şekilde transfer tarihini esas alarak hesaplama yapmalıdır. Blastokist transferi 5. günde yapıldığı için ebriyo transferine göre gebelik haftası 2-3 gün daha büyük olacaktır. Aşağıdaki otomatik hesaplayıcı da bu şekilde hesaplamaktadır.

Embriyo transfer tarihine göre gebelik (hamilelik) haftası nasıl hesaplanıyor?
Bazı hastalar transfer yapılan günde gebeliğin neden iki haftalık kabul edildiğini anlamakta zorlanırlar haklı olarak çünkü transfer tarihinde iki hafta önce daha yumurta toplama işlemi bile yapılmamıştır. Bunun açıklaması şu şekildedir: Bütün gebeliklerde hamilelik haftası “son adet tarihine göre hesaplandığı için” burada da transfer tarihinden 2 hafta önce adet başlamış gibi düşünülerek ona göre hesaplama yapılır. Bu şekilde bütün gebelik süresi 40 hafta olacak şekilde takip edilir. Son adet kanamasının başladığı tarih transfer tarihinden 2 hafta önce olmasa bile, burada transfer tarihi esas alınmalıdır, çünkü burada net olarak büyüklüğü bilinen bir embriyo vardır, bu nedenle transfer tarihi yanıltıcı olmaz ancak son adet tarihi yanıltıcı olabilmektedir.

Mikroenjeksiyon yöntemi sayesinde döllenme

Menideki en kaliteli spermlerden biri seçilir. Sperm hücresinin kuyruğu hareketsizleştirilir ve çok hassas mikroskopik enjektörle alır. Sperm enjektör ile yumurta hücresinin içerisine yerleştirilir. Bu işlemden önce yumurta etrafındaki hücreler temizlenir. Olgun yumurta metafaz 2 aşamasında olmalıdır, metafaz 2 aşamasında olan yumurta hücresi seçilerek döllenme işlemi gerçekleştirilir. Aşağıdaki videoda mikroenjeksiyon işleminin nasıl yapıldığını izleyebilirsiniz.

Hangi hastalarda mikroenjeksiyon (ICSI) yöntemi uygulanır?
– Sperm sayısı çok az, azoospermi, mikro TESE ile sperm elde edilen hastalar
– Sperm şeklinde, morfolojisinde ileri derecede (%95’ten fazla) bozukluk olan hastalar
– İnfertilite sebebi olarak antisperm-antikorlar düşünülen hastalar
– Daha önce klasik IVF yöntemi ile başarısız olan hastalar
– Preimplantasyon genetik tanı (PGD) uygulanacak hastalar
– Nedeni açıklanamamış infertilite hastaları

Mikroenjeksiyon ile döllenme kesin oluşur mu?
Mikroenjeksiyon yönteminde sperm mikroskopik yöntemlerle “zorla” yumurta hücresinin içerisine yerleştirilmesine rağmen her zaman döllenme oluşmaz. Sperm ve oosit kalitesi döllenme başarısını etkiler. Bu nedenle daha kaliteli spermleri seçebilmek için yeni yöntemler geliştirilmeye çalışılmktadır, IMSI yöntemi gibi. Sperm kalitesini belirleyen en önemli faktörlerden birisi de embriyoloji uzmanının (embriyolog) tecrübesidir.

Mikroenjeksiyon yaptıranlarda gebelik şansı ne kadardır?
Mikroenjeksiyon yani ICSI yönteminde döllenme ve gebelik oranları normal IVF yöntemine göre biraz daha fazladır. Ancak yine başarıyı etkileyen en önemli faktör anne yaşı ve yumurtalık kapasitesidir.

ilaç uygulanmadığı için kadının normal adet

Günümüzde tüp bebek tedavisinde mikroenjeksiyon (ICSI) yöntemi oldukça yaygın olarak uygulanmaktadır. Mikroenjeksiyon tüp bebek tedavisinde döllenme aşamasında uygulanan bir tekniktir. Amaç sperm ve yumurtanın en başarılı şekilde, en yüksek oranda döllenmesidir. Tüp bebek uygulama aşamaları detaylıca ayrı bir yazıda anlatılmıştır, buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Tüp bebek tedavisinde döllenme için kullanılan başlıca iki teknik vardır, birincisi IVF (in vitro fertilizasyon) yani klasik tüp bebek uygulaması, ikincisi mikroenjeksiyon (ICSI) uygulamasıdır. Bu iki yöntem arasındaki fark aşağıda açıklanmıştır.

ICSI: İntrasitoplazmik sperm enjeksiyonu (intracytoplasmic sperm injection)

Mikroenjeksiyon ile klasik IVF tüp bebek yönteminin farkı nedir?
Klasik normal tüp bebek uygulaması yani IVF yönteminde çok sayıda (binlerce) sperm hücresi laboratuvarda kadının bir tane yumurta hücresinin etrafına konur. Bu spermlerden tek bir tanesi kendi kendisine yumurta hücresini döller. Burada döllenme normal yolla oluşan gebeliklerde spermin yumurta hücresini döllemesi gibidir, yalnız olay kadın üreme organlarında değil laboratuvarda gerçekleşmektedir.
ICSI yani mikroenjeksiyon yönteminde erkeğin spermlerinden sadece bir tanesii alınır ve kadının yumurta hücresinin içerisinemikroskopik yöntemlerle yerleştirilir yani enjekte edilir. Bu yüzden ismi mikroenjeksiyondur. Burada sperm yumurta hücresini kendiliğinden döllemez, “zorla” yumurta hücresinn içerisine yerleştirilir.

Mikroenjeksiyon yönteminin avantajı nedir?
Mikroenjeksiyon yöntemi sayesinde döllenme (fertilizasyon) daha yüksek oranda gerçekleşmektedir. Ayrıca sperm sayısı ve kalitesi çok az olan erkeklerde normal IVF yöntemi ile döllenme çok zor hatta azoospermi gibi durumlarda imkansızdır. Bu hastalarda mikroenjeksiyon yöntemi ile döllenme sağlanabilmektedir çünkü b yöntemde tek bir sperm bile yeterlidir. Azoospermi hastalarında menide sperm hiç olmadığı halde testisten Mikro TESE gibi yöntemlerle bir kaç sperm hücresi alınabilir ve mikroenjeksiyon yöntemi ile döllenme gerçekleştirilir.

Mikroenjeksiyon nasıl yapılır?
Menideki en kaliteli spermlerden biri seçilir. Sperm hücresinin kuyruğu hareketsizleştirilir ve çok hassas mikroskopik enjektörle alır. Sperm enjektör ile yumurta hücresinin içerisine yerleştirilir. Bu işlemden önce yumurta etrafındaki hücreler temizlenir. Olgun yumurta metafaz 2 aşamasında olmalıdır, metafaz 2 aşamasında olan yumurta hücresi seçilerek döllenme işlemi gerçekleştirilir. Aşağıdaki videoda mikroenjeksiyon işleminin nasıl yapıldığını izleyebilirsiniz.

Hangi hastalarda mikroenjeksiyon (ICSI) yöntemi uygulanır?
– Sperm sayısı çok az, azoospermi, mikro TESE ile sperm elde edilen hastalar
– Sperm şeklinde, morfolojisinde ileri derecede (%95’ten fazla) bozukluk olan hastalar
– İnfertilite sebebi olarak antisperm-antikorlar düşünülen hastalar
– Daha önce klasik IVF yöntemi ile başarısız olan hastalar
– Preimplantasyon genetik tanı (PGD) uygulanacak hastalar
– Nedeni açıklanamamış infertilite hastaları

Mikroenjeksiyon ile döllenme kesin oluşur mu?
Mikroenjeksiyon yönteminde sperm mikroskopik yöntemlerle “zorla” yumurta hücresinin içerisine yerleştirilmesine rağmen her zaman döllenme oluşmaz. Sperm ve oosit kalitesi döllenme başarısını etkiler. Bu nedenle daha kaliteli spermleri seçebilmek için yeni yöntemler geliştirilmeye çalışılmktadır, IMSI yöntemi gibi. Sperm kalitesini belirleyen en önemli faktörlerden birisi de embriyoloji uzmanının (embriyolog) tecrübesidir.